|
Bims taşı, teknik terminolojide “doğal hafif agrega” olarak nitelendirilmekte
olup, “pomza taşı” olarak da adlandırılmaktadır. Yöresel adlandırmalar
olarak da “Hışır taşı, küveki taşı, nasır taşı, topuk taşı, kisir”
gibi isimlerler de anılmaktadır. Bims agregası, uluslararası birçok
endüstriyel alanda uzun yıllardan beri kullanıla gelmiş volkanik
kökenli bir endüstriyel hammaddedir. Ancak, ülkemiz açısından değeri
ve önemi son 10 yılda anlaşılmaya başlanmış ve başta inşaat sektörü
olmak üzere diğer endüstriyel alanlarda da kullanılmaya başlanılan
bir hammadde konumuna gelmiştir. Bims taşı, endüstriyel kullanım
açısından; boşluklu, süngerimsi, volkanik olaylar neticesinde oluşmuş,
fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı dayanıklı, zararsız, uzun ömürlü,
ısı ve ses yalıtım özelliği sağlayan, yüksek sıcaklıklara dayanıklı,
camsı bir yapıya sahip volkanik bir kayaçtır.
Pomza, bilindiği gibi endüstriyel bir hammadde olarak birçok sektörel
alanda kullanılmaktadır. Bu kullanım, endüstriyel amacına göre ya
ana hammadde olarak veya katkı malzemesi biçimindedir. Pomzanın
dünyada ve ülkemizde en yaygın kullanım alanı inşaat sektörüdür.
Bununla beraber dünyada pek çok endüstri alanının da temel hammadde
kaynağı olmasına rağmen, ülkemizde tekstil sektörü haricindeki diğer
endüstri alanlarında durum farklılık göstermektedir. Bu farklılık,
ithal-işlenmiş ürün halinde farklı ticari markalar olarak kullanılması,
daha pahalı alternatif ürünlerin kullanımı ve kullanım alanlarındaki
endüstri dallarına hitap edecek işleme tesisleri ile ilgili yatırımların
yok denecek kadar az olmasından kaynaklanmaktadır.
Pomzadan üretilen inşaat elemanları temelde hafiflikleri dolayısıyla
produktiviteyi artırdıkları için dünya inşaat endüstrisinde yaygın
olarak kullanılırlar. Pomzadan mamul yapı elemanlarının yüksek ısı
ve ses izolasyon kabiliyetleri kullanımda tercih sebebi olmuştur.
Almanya’da yapı elemanı pazarının %20’sine yakın bir kısmına pomzadan
mamul yapı elemanlarının hakim olduğu bilinmektedir. Hammaddenin
sadece Neuwied’de bulunması gibi bir dezavantaja rağmen, hammaddesi
pomza olan yapı elemanı üreticileri bu pazar payını daima koruyabilmişlerdir.
İnşaat
sektöründe son yıllarda hafif yapı malzemelerine verilen önemin
giderek artmasıyla birlikte, hammadde tüketiminde pomza taşının
yapı malzemesi olarak kullanımı da giderek yaygınlaşmaktadır. Pomza,
inşaat yapı malzemesi ürünlerinde istenilen özellikler olarak bilinen
düşük birim hacim ağırlığı, yüksek ısı ve ses izolasyonu, iklimlendirme
özelliği, kolay sıva tutması, mükemmel akustik özelliği, deprem
yük ve davranışları karşısındaki elastikiyeti, yangına yüksek dayanımı
ve alternatiflerine göre daha ekonomik oluşu gibi üstün özelliklerinden
dolayı inşaat ve yapı endüstrisinde geniş bir kullanım alanı bulmaktadır.
Ayrıca, inşaat sektöründe, tarihsel gelişim süreci içerisinde, yapılarda
hafif beton karışımlarının kullanım gerekliliği çok eskilere kadar
dayandığı da bilinen bir gerçektir. Daha önceleri dolu tuğla olarak
kullanılan pomzanın değerlendirilmesi, 1920’li yıllardan sonra yaygınlaşmıştır.
Bu yıllarda üretilen pomzadan mamul yapı elemanlarında bağlayıcı
olarak kireç kullanılmıştır. Ancak kirecin priz süresinin çimentoya
göre çok uzun olması ve sınırlı dayanım elde edilmesi, bağlayıcı
olarak çimentoya yönelmeye sebep olmuş, çimento kullanımı ile üretilen
ürünlerin priz ve depolama süreleri kısalmıştır.
Pomzanın gelişen teknoloji beraberinde alternatif ürünlerin artmasına
rağmen dünya inşaat sektörü pazarındaki payını koruyabilmesi başlıca
şu nedenlere dayanmaktadır:
a. Dünyanın muhtelif ülkelerinde inşaat sektörüne
hitap edebilecek yeterli toplam rezerve sahip olması (dünya toplam
pomza rezervi yaklaşık 18 milyar m3),
b. Optimum hafiflikteki yapı elemanını mümkün olan
en ekonomik biçimde elde edilebilmesi,
c. Özel kalıplarla üretim ihtisaslaşması yaparak
ekonomiklik ve izolasyon avantajlarının birleştirebilmesi.
Pomzanın tuğla imali için madencilik faaliyetleri neticesinde üretimi,
örneğin Almanya’da 1845’li yıllara dayanmaktadır. Başlangıçtaki
imalatta hidrate kireç kullanımı, son 60 yıl içerisinde çimento
ve bazı özel bağlayıcılara yerini bırakmıştır. Bu sayede seri imalat
ve komplike inşaat elemanları (hafif ve yüksek mukavemetli) üretimi
mümkün olmuştur. Günümüzde ise pomza kullanımının ülkemizde kat
ettiği yol, oldukça önemlidir. Yaklaşık dünya rezervlerinin %45’ine
sahip olmamız ve her tür karakteristik yapıya sahip pomza oluşumlarına
ulaşabilmemiz, ülkemizde pomzadan mamul bimsblok elemanlarının gelişmesine
imkân sağlamıştır. Bugün ulaşılan nokta, orta ve büyük ölçekte bimsblok
üretimi yapan tesis sayısı yaklaşık 80 civarındadır. Türkiye’nin
her coğrafik bölgesinde bimsblok kullanımını görebilmek mümkündür.
Bu gelişme, gerek ülkemizde bimsblok üzerine yapılan ArGe çalışmaları
ve gerekse standardizasyonun sağlanmasının doğal bir sonucu olarak
görülmektedir. Bimsblok üretimi ve kullanımı üzerine yakın geçmişe
kadar sınır sayıda olan milli standartlarımız, artık yerini Avrupa
norm standartlarına bırakmaya başlamıştır. Avrupa norm standartlarının
ülkemizde yürürlüğe girmesiyle birlikte, bimsblok elemanlarının
çeşitliliği ve farklı tasarımlarda ürünlerin yapılabilmesine imkân
tanımıştır. Bu da, bimsin değerini hammadde olarak artırmış, teknik
kapasite ve birçok avantajları sebebiyle günümüz yapı endüstrisinin
vazgeçilmez ana materyallerinden biri haline gelmiştir.
Ülkemizde bimsblok
kullanımı, yukarıda değinilen bimsin üstün teknik özellikleri nedeniyle
giderek yaygınlaşmaktadır. 2001-2002 yıllarında duvar malzemeleri
arasındaki kullanım payı yaklaşık %2.1 civarında iken, bu oran 2003
yılında %3.2 değerine yükselmiştir. 2004 yılında yapılan yeni tesis
yatırımları ve bimsblok kullanımına olan talebin artmasına paralel
olarak, bu kullanım oranı %6.3 mertebelerine yükselmiş ve 2005 yılında
da yaklaşık %12.8 seviyelerine ulaşmıştır. Bu da göstermektedir
ki, bimsblok kullanımı inşaat endüstrisinde önemli bir pazar payına
sahip olmaya başlamıştır. Ülkemizde yürürlüğe giren Avrupa Norm
Standartları, bimsblok kullanımına ve ürün çeşitlemesine yeni bir
yön vermiş ve üretici kuruluşlarımız yeni ürün çeşitlemeleri üzerine
gerekli ArGe çalışmalarını tamamlamışlardır. Bu yeni ürünlerin de
sektörel olarak kullanıma geçmesiyle birlikte, bimsblok inşaat endüstrisinde
önemli bir konuma gelecektir. Yapılan projeksiyon hesaplamalarına
göre, 2010’lu yıllarda bimsbloğun bu endüstri de yer alma oranı
%30’lar civarına yükselecektir.
TS 825 STANDARDININ YANLIŞ YORUMLANMASI NEDİR?
Halen yürürlükte olan TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları kitabında
5.3.3. maddesinin son zamanlarda yer alan yanlış yorumlamayla ilgili
detayı şu şekildedir. TS 825 standardında bu maddeye bakıldığında
“yalnız doğal bims kullanılarak ve kuvars kumu katılmaksızın yapılmış
betonlar (TS 3234’e uygun) (TS 2823’e uygun yapı elemanları dahil)”
ibaresi bulunmaktadır. TS 2823 zorunlu standart olması, Bakanlık
tarafından da teyit edilmiştir. Yeni standardın yürürlüğe girmesi
için bakanlık imzası gerekmektedir. Bazı derneklerin ticari amaçla
yorum yaparak 0.25 m2’den büyük yapı elemanları iddiası TS 2823’ü
eksik incelemesinden kaynaklanmaktadır.
Bu standart incelenirse görülecektir ki ana başlıkla şöyledir.
a) Duvar blokları (dolu bloklar, boşluklu duvar
blokları, SW tipi özle yarılı duvar blokları),
b) Döşeme asmolenleri,
c) Plaka ve levhalar,
olarak 3 ana başlıkta incelenmektedir.
Asmolen
blokları değerlendirme bu ısı hesabı kapsamı dışında bırakılırsa,
diğer başlıkları incelediğinde yapı elemanlarının 0.25 m2 ve üzeri
büyük ebatlı yalıtım plakları ve levhalarla duvar blokları olduğunu
görülmektedir. Ancak yine ilgili standardın (TS 825) ek 5 sayfa
25-6 numaralı ana başlıkta yapı plakları ve levhaları olarak son
derece açık ve hiçbir yoruma meydan vermeden ayrı bir sınıflama
yazıldığını okuyoruz. Bu durumda ts 2823 zorunlu standarda uygun
yapı elamanları kapsamındaki yapı plakları ve levhaların değerlendirme
adresi, ts 825 ek 5-6 nolu başlıkta yer almaktadır. Bazı derneklerin
internet sitesinde yayınladığı veya bildiri gibi dağıttığı yazılar
sadece ticari amaçla yorumlanmalıdır.
Özetle ts 825-5 başlığında yazılan ts 2823’e uygun yapı elemanları
yazısına yalnızca 0,25 m2’den büyük yapı plakları ve levhası sözcüğünü
alıp yazmak hatalıdır. Bazı derneklerin bu konuyu net şekilde bilmesine
rağmen farklı yorumlaması anlaşılamamaktadır.
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız 5.3.3. maddesi ile ilgili Isıbims
A.Ş.’nin sorduğu 29.05.2001 tarihli yazı ile TSE tarafından 06.06.2001
tarih 017554 sayı ile cevaplanan Isıbims Hafif Yapı Elemanları Mad.
İnş. San. Tic. A.Ş verilen yazıda tam bir uyum ve doğru değerlendirme
vardır. Isıbims A.Ş.’ye TSE tarafından yazılan Kayseri Bölge Müdürlüğünce
tescil edilen ts uygunluk belgesi ve imalata yeterlilik belgelerinde
açıkça yer almaktadır. TSE’ ce Isıbims A.Ş.’ye verilen ts 2823 “Bims
Betondan Mamul Yapı Elemanları” Blokbims markası ile TSE markası
koyma yetkisi tanınmıştır. İncelendiğinde görüldüğü gibi BDB bims
betondan mamul boşluklu duvar blokları ts 2823’le değerlendirilmiştir.
06.06.2001 tarih 017554 sayılı yazıda belirtildiği gibi ts 825 Binalarda
Isı Yalıtım Kuralları standardının 5.3.3. maddesi içinde mütalaa
edilmesi doğrudur.
Bu nedenle, bimsblok elemanlarının ısı iletkenlik değerleri ts
825 Madde 5.3.3’de yer alan sayılarla değerlendirilir. Bu olay,
son günlerde rakip sektörel kurum ve kuruluşlarca yanlış yorumlanmakta
ve ticari etik dışı hareketlerle beyanlarda bulunulmaktadır. Saygın
kuruluşlarımızdan olan TS kurumumuza konu ile ilgili baskı unsuru
uygulanmaya çalışılmakta ve yıpratılmaya çalışılmaktadır.
|